Kanlı Derbi; Boca Juniors-River Plate...SuperClassico

Zengin ve Fakir kesimin savaşı!..Forbes'e göre görülmesi gereken 10 spor olayından birisi..İşte bugün bu dünyanın en çok kan akan,en psikopatlaşmış derbisini kaleme alıyorum.
Beni dünyadaki derbi maçlar içerisinde en çok heyecanlandıran mücadelelerden birisidir Boca-River maçları..Aralarındaki ilk maç 1913'de oynanmıştır.İlk Superclasico'nun ilk golünü 23.dakika da river plate'den Candido Garcia attı.İkinci yarı Ameal Perea ile 2-0 yapan River Plate'e cevabı Boca Juniors'dan Marcos Bayer verdi ve maç 2-1 River Plate üstünlügü ile bitti..Macın ikinci yarısında Boca'dan bir oyuncu sakatlanıp oyundan çıktı ve oyuncu degiştirme kuralı olmadıgı icin Boca Juniors macı 10 kişi tamamladı.River Plate için ikinci golü atan Ameal golü attıktan beş dakika sonra kırmızı kart görüp superclasico tarihinin ilk oyundan atılan oyuncusu da oldu.
Maç öncesi ve maç sonrası gelen yaralanma ve ölüm haberleri her ne kadar insanlık için ters düşse bu ölümler artık Arjantin'de alışılagelmiş durumda..Binler hatta onbinlerce polis bu mücadele için önlem alsada bu iki kulübün taraftarları muhakkak olay çıkartırlar.Yani olaydan kaçış yoktur!
Bir tarafta 25 Mayıs 1901'de kurulan "Milyonerler" yani River Plate, Diğer tarafta 3 Nisan 1905'de kurulan Boca Juniors..Zengin-Fakir ayrıcalığı sonucu ortaya çıkan bu derbi yüz yıllardır sürekli devam etmektedir.Oynandığı günden bu güne kadar hep ön planda olan bu derbiyi çoğu kez Avrupa basını stat içerisinden takip etmez.Ancak yine de Avrupa'da bile en çok ses getiren derbilerden birisidir Boca Juniors-River Plate maçları.
Ezeli rakibinden 4 yıl önce kurulan River Plate maçlarını Buenos Aires'in modern statlarından birisi olan 65.700 kapasiteli El Monumental'da oynamaktadır.Özellikle Kırmızı Çizgili forması ile sempati duyulan bir kulüp olan River Plate kurulduğundan bu yana çok fazla maddi sıkıntı çekmemiştir.Onların forma hikayesi de ilginç.Hikayeye göre kulüp kurucuları bir karnaval gecesinin sonunda dinlenecek yer arayan bir atlı yük arabasının arkasında gördükleri kirli kırmızı şeritten esinlenip bunu beyaz forma üzerine kullanırlar ve bu kırmızı şeridin üzerine kulüp armasını da ekleyerek gelmiş geçmiş en özgün formalardan birini yaratmış olurlar.
                                   
Aslında River Plate ilk kurulduğu zamanlar Boca Juniors ile aynı semtte yer alıyordu.Ancak River Plate kulübü bir anda zenginlerin semtine taşınarak Los Millonarios'un temellerini atmış oldu.River Plate taraftarı için futbol bir zevk,bir sanat demektir.Onlar belli bir taraftar grubu hariç maçları zevk almak için izlerler.Boca taraftarı gibi kırıp dökmeye değil sadece maçı izlemek için stada gelirler.Bu onların kültürünü ve eğitim seviyesini anlatmak için yeterlidir.Ancak Boca'lılara her zaman "Kokan Domuz"("Los Puercos"), "Polisin Takımı" ve statları için "Tavuk Kümesi" , "Çöplük" gibi isimlerle seslenirler.                                          

1905'de kurulan Sarı-Lacivertli ekip Boca Juniors ise Buenos Aires'de halkın takımı olarak nitelendirilir.Zaten bu yüzden taraftar oranı River Plate'e göre daha fazladır.Onların taraftar kesimi milyonerlerin aksine,arjantin’de enflasyon canavarının ablukasında olan insanlardır.Onlar için futbol bir sanat değil tam anlamıyla savaştır.Futbol sahada savaş demektir ve Boca her maçını savaşarak kazanmak zorundadır.Özellikle River maçlarında bu tam anlamıyla sahaya yansıtılır.Boca Juniors maçlarını çok lüks olmasada yeterince büyük olan 57.395 kapasiteli La Bombonera(Çikolata Kutusu)'da oynamaktadır.Rakipleri tarafından çöplük olarak nitelendirilsede bu statın duvarlarında yazan şu yazı aslında Boca'lı taraftarların herşeyini açıklamak için yeterlidir; “boca es mi religion, maradona es mi dios, la bombenera es mi iglesia”(boca dinimdir, maradona tanrım, bombonera ise kilisem)..İşte onların River Plate taraftarları ile rasındaki en büyük fark budur.Karşılıksız severler takımlarını.
                  
Boca Juniors tarihinin ilginç yanlarından birisi takım renkleri konusundaki kararsızlıktır.Takımın renkleri hep tartışma konusu olmuştur. 1905 yılında mavi ve siyah renkleri kullanan Boca, 1906 yılında siyah-beyazı tercih etmiş. Ama bu da derde derman olmayınca kavgalar başlamıştır. Çözüm ise ilginç olmasının yanı sıra bir hayli yaratıcı. Tartışmalara son noktayı koyan olay  Francisco Heredia isimli gencin önerisi olmuştur. Herkesi limana çağıran Heredia gelen ilk geminin bayrağı ne renk ise Boca Juniors’ın da renklerinin sonsuza kadar o olacağını söylemiştir. Bu fikir herkesin onayını almış ve heyecanlı bekleyiş başlamıştır. 23 Mart 1907’de limana gelen ilk gemi ‘’Drottning Sophia’’ isimli İsveç gemisi olunca, artık renkler İspanyolca altın sarısı ve mavi anlamına gelen ‘’Azul y Oro‘’ olmuştur.
1923 yılında Boca’nın baskılarına dayanamayan River Plate yöneticileri kulübü Buenos Aires’in kuzeyine taşımışlardır.Yani daha zengin bir yere gitmişlerdir. Bunun üzerine boş durmayan Boca Juniors taraftarı, River Plate için ‘’Gallinas’’ yani ‘’Tavuk’’ ismini kullanmaya başlamıştır.
Şimdi aralarındaki maçların aksiyonlarına gelelim.Arjantin'in hatta dünyanın en büyük derbilerinden olan Boca-River maçları tam anlamıyla bir ünvan maçıdır.Kazanan bir hafta boyunca başı dik,kaybeden ise mutsuz,korkak ve üzgün gezmektedir.Bu öyle bir derbi maçıdır ki 90'lı yılların sonuna kadar sevenlerin birbirine kavuşamamasına neden olmuştur.Çünkü o zamanlar bir Boca'lı ile River'lı taraftarın evlenmesi hayal gibi birşeydi.Zaten böyle birşey gerçekleşmiyordu.
İki takımda da tarih boyunca çok ünlü yıldızlar boy göstermiştir.Ama içlerinde birisi var ki...Diego Armando Maradona.Arjantin'in yaramaz çocuğu Boca Juniors tarihinin en önemli futbolcusudur.Dünyada da gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olarak gösterilmektedir.River Plate maçları onun için ayrı bir önem taşıyordu.Çünkü o doğuştan bir Boca taraftarıydı ve her River Plate maçında canını dişine takarak oynuyor,attığı gollerden sonra deliler gibi seviniyordu.
                        

Arjantin ve Dünya futbolunu en çok üzen olaylarda birisini sizlere aktarmak istiyorum.Aslında bu tarihte neredeyse hiç görülmemiş bir "facia"..1968 yılında oynanan maçta kağıt parçalarını tutuşturup River Plate taraftarlarının üzerine atan Bocalılar 74 kişinin ölümüne neden olmuştur.(Sayı da belki biraz yanlışlık olabilir).River Plate camiasını yasa boğan bu olay tam aksine Boca Juniors camiasını mutlu etmiştir.Tabi Boca Juniors'un yaramaz taraftarları bunlarla da kalmadı. 1968 yılındaki olaydan 26 yıl sonra 1994 yılında River Plate kendi sahası olan El Monumental'de Boca Juniors’u 2-0 mağlup eder ve Boca Juniors ile hem görsel olarak hem de futbol olarak dalga geçerler. Bunu hazmedemeyen dünyanın en büyük holigan topluluğu olan ‘’Barras’’ maçtan 4 gün sonra Buenos Aires’te 2 River Plate taraftarını öldürerek 4 gün önce oynanan maçın artık kendilerine göre 2-2 olduğunu duvarlara yazmışlardır.Aralarındaki tek çekişme tribünde yaşanmıyor elbette.Boca taraftarları için en büyük hakaret kendi taraftarlarının Adidas marka kullanmaları ve Coca-Cola içmeleri..River Plate taraftarları içinde aynı durum Nike ve Pepsi'ye karşı geçerli.Yani bu bir anlamda Adidas/Nike ve Coca Cola/Pepsi rekabeti olarak da nitelendirilebilir.
Derbi maçlarda her zaman River Plate’liler göze hoş gelen, hücum futbolunu kendilerinin oynadığını, Boca’nın ise sahada kavga ederek maç kazandığını savunurlar.Savunmalarının haklı bir delili de aslında ülke takımının futbol tarihinde gizlidir. 1978 dünya kupası finallerinde Arjantin Milli Takımı’nda bir tek Boca’lı oyuncu bile kadroya girememiştir.River Plate’lilerin yıldızları Passarella ve Mario Kempes’li Arjantin, Dünya Kupası’nı kendi stadları El Monumental’de kaldırmıştır.River Plate'liler halen daha bu konuyu gündeme taşırlar.
İki büyük kulübün aslında Dünya futboluna kazandırdığı oyuncular saymakla bitmez.Ama ben yine de sizlere önemlilerini yazayım..Boca Juniors dünya futboluna şu isimleri kazandırdı:
İlk olarak öyle biri var ki kimilerine göre gelmiş geçmiş en büyük futbol ilahı, Diego Armando Maradona'dır. Hala Boca maçlarını formasını üzerine geçirip elinde kaşkolunu sallayarak ve şarkılar söyleyerek seyirci ile iç içe izleyen Castro'nun yakın dostu, Bush'un ve Birleşik Devletler'in can düşmanı olan ve cefakar futbol seyircisinin sevgilisi Maradona ile birlikte Juan Roman Riquelme, Carlos Tevez, Caniggia, Kily Gonzalez en başta sayılacak futbol yıldızlarıdır. Bir dönem ülkemizde Beşiktaş'ta boy gösteren Oscar Cordoba'da bu kulübün formasını giydi ve “La Doce” yani “12. Oyuncu” lakaplı Boca taraftarının gönlünü kazandı.

River formasını giyen gelmiş geçmiş en ünlü futbolcu ise Real Madrid forması da giyerek Avrupa'da kazanılmamış kupa bırakmayan Alfredo Di Stéfano'dur. Akla gelen diğer yıldızlar ise Mario Kempes, Fenerbahçe'li taraftarların geldiğinde kalplerini durduran,heyecandan beyinlerine giden oksijen akışını değiştiren ama heveslerini kursaklarında bırakıp giden,Maradona'dan sonra milli takımda 10 numarayı giyen ilk oyuncu Ariél Ortega, Juan Pablo Sorin, Hernan Créspo, Pablo Aimar. Daha devam etsek her iki kulüp içinde saymakla bitmez bu isimler. Ama bir de her iki kulübün formasını giyenleri hatırlatmak isterim, Gabriél Batistuta ve Caniggia her iki takımın taraftarlarının da sahiplenemediği, benimseyemediği oyunculardır.

Her iki kulübün başarılarına baktığımızda ligde daha başarılı gözüken River Plate'e karşı uluslararası düzeyde Boca'nın belirgin üstünlüğü göze çarpıyor. River Plate'in 26 Lig Kupası'na, 1 Intercontinental Kupası'na ve 2 Copa America'sına karşılık, Boca'nın 20 Lig Kupası, 3 Intercontinental Kupası ve 5 Copa America'sı bulunuyor.

"Avrupa'da insanlar normal olaylarla mutlu olabilirler,ancak Arjantin'de mutlular takımının en son yaptığı maçı kazanan insanlardır."
İşte böyle bir derbi,Boca Juniors-River Plate..Aslında daha yazacak çok kelime var ama anlatılması gerçekten de zor.Sanırım biz hep televizyon başından izlemek zorunda kalacağız ama inşallah bir gün El Monumental ya da La Bombonera tribünlerinden bu maçı izleyebiliriz.Şimdilik cips ve kolamız ile bu maçları takip ediyoruz.Boca'yı sevenler Pepsi,River'ı sevenler Coca Cola içerek...
Umarım beğenmişsinizdir.Gerçekten çok emek harcadım.Buından sonraki ilk yazım İngiltere'nin ilginç  derbisi West Ham United-Milwall olacak.Şimdilik Boca-River maçını son bir resimle kapatıyorum.Bu resimle herhalde Boca'lıların nasıl bir maceraperest olduğunu daha iyi anlayacaksınız.Sağlıcakla kalın..

 

Yorum Yaz